17 Ekim 2014 Cuma
duyguları belli etmek
duygularınızı belli ettiyseniz,bırakın kendinizi hemen annenizi muhafaza altına alın ki bişey yapmasınlar...sinsice taktikler uygulayın ilgisiz davranın ölsenizde bişey belli etmeyin vs vs ( bu durumlar kişiden kişiye değişiyor )... bu nedir lan böyle? ruhları saran bir sıcaklık olmadıktan sonra önce hevesler ölür sonra ruhsuzlaşma başlar...yavaşça robotlaşırsın,artık büyüdüm dersin ama içindeki çocuk ölmüştür.herkes kendi yolunu kendi seçer...
15 Ekim 2014 Çarşamba
aşk
çıkarsız sevgiler, ciğeri beş para etmeyen menfaatçi köpeklerin önüne, kemik atar gibi "millet ne kadar uğraşıyo olmuyo" diyilerek atılmamalı....daha önce yazılan sevgi sözcüklerinden instagram karikatürleri çıkarılmamalı..."bakmayınca görmüyorsun" diye yazmış vakti zamanında arkadaşın biri,bende bakmıyorum artık...sende şimdi herkes oldun işte.
-ben bir av gördüm,küçük not defterinde birşeyler yazıyordu...kalbinin kırık olduğunu düşündüm...ona arkadaş olayım dedim...sonra onu çok sevdim...silahlarımı ona verdim, mutlu olacaksa beni avlasın diye....o acımadan katletti beni...böyle acımasız olacağını hiç tahmin etmezdim.
-nerden geldi bu sevgi inan bilmiyorum.
-ben bir av gördüm,küçük not defterinde birşeyler yazıyordu...kalbinin kırık olduğunu düşündüm...ona arkadaş olayım dedim...sonra onu çok sevdim...silahlarımı ona verdim, mutlu olacaksa beni avlasın diye....o acımadan katletti beni...böyle acımasız olacağını hiç tahmin etmezdim.
-nerden geldi bu sevgi inan bilmiyorum.
9 Ekim 2014 Perşembe
network'ün ücra köşesi
burası kapalı devre yayın...kapalı havza hiçbir denize akmıyor...it's my area....ben burda kendime yazıyorum.
100değişiqdays
gün 26,nasihatte bulunduğun şeyin tam tersini yap...mesela yeni tanıştığın arkadaşların içki içerken onlara içkinin zararlarını anlat, tatlı tatlı dinlesinler, sana duydukları saygıdan elleri masadaki kadehlere bile uzanamasın ,"ne kadar iyi bir insan,bizim iyiliğimizi istiyor" diye düşünürlerken,bir anda masadaki kadehi al ve fon dip yap...onlar, otların arasında aslan görmüş antiloplar gibi sana bakarken...sen anlatmaya devam et..."evet ne diyordum"?,sonra saniyeler içinde hep beraber gülersiniz.
topraktan akan enerji
ley hatları ilginç konuları içinde barındırıyor...özetle,dünyadaki enerji akışının belli noktalar üzerinden gerçekleştiğinden,bina mimarisindeki şekillerin anlamlarından,içinde yaşanılan yapıların bulundukları yere göre insana verdiği olumlu ya da olumsuz enerjiden bahsediyor...yani içinde yaşanılan evin bile insana verdiği bir enerji var...
annem&babam
ortaokul yıllarında evde mısır yiyip film izliyorum,yan taraftan sesler geliyor annem babam ve kız kardeşim aralarında konuşuyorlar derken "biz kaçtık" diye bi ses geldi..mısır boğazıma takıldı...dönüp nasıl yani? diye sordum...anlatmaya başladılar..babam annemi kastederek "bu çeşmedeydi,beni görüp beğenmiş" dedi..annem duruma itiraz etti..kimin kimi daha çok beğendiği bir süre tartışıldıktan sonra sıra kaçış olayına geldi...annem bir yerde beklemiş babamı birlikte el ele tutuşup kırlara doğru kaçmışlar...e sonra ne oldu? diye sorular devam ederken sonra babamların evine gitmişler,ertesi gün...bazı bölümleri atladıklarını farkettim...bir ara babama ters bir bakış atıp annemi kıskanır gibi oldum,sonra vazgeçtim...ilk çocuk ben olduğumdan dolayı konuyu detaylı olarak canlandırdım,bazı kısımları hayalimde bile sansürledim...ortada benide ilgilendiren illegal bir durum olduğu kanısına vardım...bendeki tedirginlik ve acelecilik bazen üstümden ot silkeler gibi yaptığım hareketlerin kökeni o illegal köylü zamandan geliyor demekki...olsun yinede işin içinde aşk var,temiz hava var adrenalin var.
8 Ekim 2014 Çarşamba
100değişiqdays
gün 7,bir suç işle ve bir arkadaşınıda bu suça ortak et,bunu yaparken, dürüst olmayı ihmal etme.."tamam bu işi ben yaptım ama yinede allah ikimizin belasını versin" de...sonuçta değişiqlik paylaştıkça değişir.
100değişiqdays
gün 32,parkta oynayan çocuklardan birini tut ve onu "davutoğlu usulü"yle havaya kaldır fakat çocuk seçerken dikkat et,çocuk ağlak,zırlak ya da sümüklü olmasın ayrıca biraz kocabaşlı olursa kaldırması daha kolay olur...çocuğu dikkatlice yukarı kaldırıp gülümse ve ona agugugu de, sonra onu doğal ortamına geri sal.
pkk terörü
savaş çıkarsa savaşırız, iç-dış farketmez...asker ve polis kontrolü kaybederse 2 gün içinde kuzey ırağa doğru kaçamayan pkklıyı sikerler...fazla horozlanmayın şerefsiz pkklılar...
6 Ekim 2014 Pazartesi
100değişiqdays
gün 27,kimsenin yaptığı değişikliğin gölgesinde kalma,hep bir adım önde ol..mesela bir ortamda birisi bardak mı kırdı? sende tut sürahiyi kır ki işin rengi değişsin,durum iyice içinden çıkılmaz hale gelsin ama sen çık git,terket o ortamı bi tatsızlık yaşanmasın.
5 Ekim 2014 Pazar
anneye atarlanmak
kirlettiğim evimi annem temizlerken,nedense huzursuz oluyorum...özellikle bilgisayar kullanırken denk geldiğinde,elektirikli süpürgenin sesi beni delirtiyor ve bazen proje çizen mimar edasıyla "ya olmazki ama böyle" türünden tepkiler verip surat yapıyorum,bi bok yaptığımda yok amk...sonra düşündüm, lan dedim hem evi kirlet hem kadın temizlesin hemde artizlik yap...birisi bana aynı hareketi yapacak elektirikli süpürgeyi ağzına tutar dudaklarını çekerim...işte o gün bugündür ev temizliğine karşı empatiyle gelen sempatiyle doluyum.
100değişiqdays
gün 4,
şimdi bu 100değişiqdays, 10değişiqdays olsa ne olur? evet yine değişiklik olur ve hiçbirşey değişmez...arazi geniş, 10fantazidays olur...10trajikdays olur... 10dissdays olur...10bigaripdays olur..öyle akar gider.
şimdi bu 100değişiqdays, 10değişiqdays olsa ne olur? evet yine değişiklik olur ve hiçbirşey değişmez...arazi geniş, 10fantazidays olur...10trajikdays olur... 10dissdays olur...10bigaripdays olur..öyle akar gider.
nasıl vampir oldum?
1792 yılının bir kurban bayramı sabahı, hacı emanuellerin çiftliğindeyiz...ortada bir boğa var,benim elimde bir bıçak...evet kurbanı ben keseceğim neyse hayvanı müsait pozisyona getirdikten,başladım kesmeye....kan fışkırarak akmaya başladı... ılık ılık,sıcacık,o an benimde kanım kaynadı birden canım çekti cebimdeki pipeti çıkarıp bi fırt çektim sonra bi fırt daha..bi fırt daha derken etraftakiler besmele çekip kaçtılar...kayınçom fredrickson dehşete kapılmış bir halde -hey enişte bu yaptığın çılgınlık dedikten sonra o da kaçtı...işte o gün bugündür kanla besleniyorum,A, B, AB, 0 farketmez kan seçmem...sadece bazen bozuk kanlara denk geliyorum...içmiyorum,portakal suyuyla denedim yine olmadı.
4 Ekim 2014 Cumartesi
100değişiqdays
gün 3,e ben şimdi iki gündür birşeyler yapıyorum,bugün birşey yapmasam ne olur? evet...değişiqlik olur...asdfghjkghjk.
ayağın kenarını çarpmak
3 Ekim 2014 Cuma
100değişiqdays+bayram
gün 2,kurban bayramında, bayram namazından sonra ortadan kaybol,akşam sofra hazırlandıktan sonra aniden ortaya çıkıp kavurmaya çök...bence çoq havalı.
100değişiqdays
gün 1,koridorda uyudum...çoq eğleniyordum ki birden uyuya kalmışım...rüyamda binanın mimarını gördüm kızgın kızgın bana baktı ve öfkeli bir ses tonuyla "yaptığın iş mi senin? it gibi yatma orda,git yerine yat" dedi...kan ter içinde uyandım elim ayağım titredi,besmele çekip yastığımı ve battaniyemi alıp yatağıma doğru yol aldım....işte 100değişiqdays serisinin 1.günü böyle geçti. (network'ün dibi burası,mesire yeri...burası benim bloğum...burda espirileri ben yapar icab ederse yine ben gülerim)
2 Ekim 2014 Perşembe
infaz
ihanete uğradıktan sonra saf sevgiden parlayan kılıç elden düştü...uğrunda savaşacak birşey kalmadı,ruhları sarsan gerçeklik etkisini kaybetmeye başladı...eli ayağı olmasada sevecek,istese damarlarındaki kanı son damlasına kadar verecek bir sevgi bağı artık infaz edilmeliydi...şok dalgaları artık geçti,belki bir daha böylesiyle karşılaşılmaz ama yinede bir başka kalbe karşı yeniden yeşerene kadar derinlere gömüldü.ekim güzel başladı.
bazı rüyalar
bazı rüyalar harekete geçmek için birileri tarafından tanımlanmayı bekliyorlar sanki.böyle bir olay geçmişti başımdan bir rüyamı rastgele arkadaşıma anlattım...biter bitmez kararlı bir ses tonuyla firavun gibi bir edayla transa geçmiş gibi "bu sıkıntı demektir" dedi, (rüya tabir edecek en son kişi olarak bile aklıma gelmeyecek biri)...."yapmaya" dedim...5 dk.bile geçmeden üstüme dökülen çayla sıkıntılı süreç başlamış oldu(kredi kartı şifremi unuttum,evimin anahtarını kapının arkasında unuttum,ayağımı sehpanın kenarına çarptım..bi sürü sıkıntılı olay)....o günden sonra rüyalarımı kimseye anlatmadım.,çünkü bu evrende neyin neyi tetiklediğini asla bilemeyiz...birde rüyalarda neden uçuyoruz? hiçbir insan bugüne kadar normal vücut yapısıyla uçmadığına göre ilginç....çocukken rüyada yüksek bir yerden düşerken bilinci kaybedip adeta süzülerek yatağa inip uyandığımız rüyalarda var...neden sadece çocukken görülüyor?...gündüzleri uyurken görülen rüyalar daha ilginç...bir keresinde gündüz uyurken bir rüya görmüştüm...bir toplantıda adım geçiyordu...bir liste oluşturuluyordu...ertesi gün rüyamda gördüğüm kişilerden birine "listenin kaçıncı sırasındayım,üstlere yazsaydınız bari" dediğimde şoka girdi...evet kara bir listeydi...kara haberler düşlerdede tez yayılıyormuş demekki....
1 Ekim 2014 Çarşamba
29 Eylül 2014 Pazartesi
27 Eylül 2014 Cumartesi
boyutlardan zaman çalmak
belki bu sıkıcı dünyanın kuşatmasına düşlerden bir yarma harekatı gibi ama paralel evrenlerin varlığı bilimsel olarakta gerçek...neden olmasın? denemeden bilinmez....denemek için yöntem gerekli...yöntem için ilham...kelimelerin motive edici gücüyle sihirli bir ağ oluşturup büyülü yazmalar tamamlandığında belki.
25 Haziran 2014 Çarşamba
sapak
dünya sirkinden kimler geldi kimler geçti aynı numaralar farklı palyaçolar tarafından defalarca yapıldı...aynı yolun farklı şeritlerdeki yolcuları biribirlerine bakınca hep bir terslik gördüler kendileriyle aynı şeritte gitmeyenlerde...işte bu kısır döngülü ahval ve şeraitin hüküm sürdüğü yoldan çıkıp bir sapaktan ilerlemek lazım bu da ancak yeni fikirlerle olur,yeni fikirler elbet bulunur zira insan beyni uzaydan daha karışık ve kompleks bir yapıymış...yalnız bu iş öyle çok kolay değil...yeni fikirler bulmak uzayda yeni yaşamlar aramak gibi...aramaya değer, kendilerine dikte ettirilmiş hayatlarını yaşayan robotlaşmış insanlardan biri olmaktan daha cazip ve eğlenceli, bahsettiğim şey ömrünün sonuna kadar sırıtarak pozitif yaşamak değil,birşeylere hükmetmek,bu büyücülükte değil sadece zaten var olanı daha iyi kulanmaya çalışmak ...uzun lafın kısası yolunuzu zikiyim
19 Haziran 2014 Perşembe
uzak ışıklar
ıssız ve karanlık bir yerden uzaktaki ışklara bakıp orada yaşanılan hayatın üzerine hayali çıkarımlarda bulunmak....oysa yaşanılan her yerde hep aynı hikaye
15 Haziran 2014 Pazar
yaban böğürtleni
diyar-ı geçmişteki anılarım canlandı meğer ne güzel günlermiş,.geçmiş günler güzel geliyor nedense...kümülüs bulutlarının şekilden şekile girmesini hareket etmesini merakla takip etmek...çam ağaçları,zeytin ağaçları,kavak ağaçları,göller,dereler,plajlar,antik yapılar,şakalar,gülme krizleri,ilk aşk,ilk öpücük,maceraya açık arkadaşlar...o ergen atarlı günleri kim özlemez, ekmek eldenli su göldenli kakara kikiri...ortaokul ve liseyi şehirden uzakta çamlıkta okudum ...dağları tepeleri köyleri dolaştık ,ücra köşelerde seks yapanları gizlice izledik ...osmanlıca ve yunan alfabesiyle yazılmış mezar taşlarını okuyamadık ama ne yazacak mezar taşlarında? öğle aralarında otostop çekerek gidebildiğimiz en uzak yerlere kadar gittik....yılanlar kertenkeleler,köpekler,mantarlar,erik ağaçları, yaban böğürtlenleri,mısır tarlaları...iyiki metropolde geçirmemişim çocukluğumu ...metropolün amk.
zeitgeist zamanın puştu
şu meşhur belgesel hergün bilmem kaç kişi izliyormuşta gerçekleri öğreniyormuş diye lanse edilen hollywood ödüllü ucube....dünyadaki para-banka sistemi ve yapılan soygunları anlatıyor...bunlar zaten deşifre edilmişti...birde dinler konusu var...meğer dinlerin hepsi uydurmaymış...tarihi ve kuvvetli delillerden yola çıkıyorlar...bu konudada tam net değiller hristiyanlık ve musevilik zaten insanlar (paganlar) tarafından değiştirildi...asıl önemli olan belgeselin sonu dünya nüfusunu 250 milyona indirmekten bahsediyorlar bkz.(CNN’in patronu Ted Turner’in, Amerikan basınında yer alan “225 milyon insandan oluşan bir dünya kurguluyoruz / arzuluyoruz”) (herhalde dünyanın çeşiti yerlerine inşa ettikleri sığınaklara saklanıp dünyayı nükleer füzellerle vurup 100 bin kişi kardeş kardeş yaşama fantazisinden dolaylı olarak vazgeçtiler) ...zengin fantazisi gibi görünen süper projelerini gerçekleştirmek için nüfus çok fazlaymış...bunun birçok tercümesi olabilir,çıkardığımız savaşlarda ölen insanlara üzülmeyin because nüfus zaten fazla...topraklarını sömürdüğümüz açlığa,ölüme ve savaşa mecbur ettiğimiz afrikayada üzülmeyin because nüfus çok fazla....atmosfere saldığımız sera gazlarından dolayı iklim değişikliği felakaetlerine bağlı olarak ölen insanlarada üzülmeyin nüfus çoq fazla zaten olm...üç nesil sonra insan üremesini durduracak gdo lu yiyecekler ve çocuklara yapılan ölümcül aşı kampanyalarıda hep bu yüzden...küçükken dünyayı şeytan yönetse ancak bu kadar olurdu diye düşünürdüm..büyüyünce şeytana tapanların yönettiğini öğrendim...evanjelist hristiyanlar ve siyonist yahudilerin yönettiği dünyada yaşıyoruz (daha önce dünyayı müslümanlar ve katolikler yönetti) şimdi bunları dindarlıklarıda bir tuhaf...kitaplarında armageddon savaşı olarak geçen hristiyan-yahudi bloğunun müslümanlarla yapacağı anlatan bir savaş var,buna odaklanmışlar "tanrıyı kıyamete zorlamak" istiyorlarmış...bu armageddon savaşı suriye civarlarında olacakmış...işte tezgahı bu yüzden suriyede kurdular...kafa kesen "islamcı" militanlar olmadan olurmu hiç? onlarıda ayarladılar kendi toplumlarını bu savaşa ikna etmek için dağlarda çiçek toplayan müslüman görüntüleri yayınlayacak değiller herhalde...tabi arada petrol çalmanında ne sakıncası olabilir ki...(evet dünyayı hırsız yobazlar yönetiyor) nerde petrol çoktur orada demokrasi azdır...zaten o zikik arap diktatörleri koltuklarına oturtanlarda onlar(irandaki islam devriminide onlar tezgahladılar-el kaideyide onlar kurdular,11 eylül saldırısınıda onlar yaptılar,din onlar için önemli)..planlarını 100 yıllık 200 yıllık yapıyorlar...dünya bu zengin yobazlara dur diyemezse onların fantazilerini yaşar...demokrasileride yalan işin sonu herkese çip takmaya kadar gidecek bunu söyleyenler bizzat amerikalı aydınlar (bkz.rahmetli aaron russo) bunların hepsi iddialar fakat parayı veren düdüğü çalıyorsa çok daha fazla para verenler dünyayı neden çalmasın?...(işte dünyayı yöeten ruh hastalarının fantazileri-çok zengin olsaydık bizde böylemi düşünecektik? bizim ülkemizin fikirlerle işi yok bu bloğu bile amerikadan izliyorlar saygı duyuyorum (olurda işe yarar birşeyler görürsek çalarız diye izliyorlar,kapitalizm böyle birşey işte) (nah size bilgi) benim araştırmaların kendime yetecek kadar zaten birşeyde bulamadım...(bloğa melahat gibi anıları mımı yazsam ne yazsam bilemedim,bence en iyisi )
18 Mayıs 2014 Pazar
playtoy
fotoğrafta 10 yaşındaki gece arkadaşlarıyla eğlenmeye çıktığı öğrenilen masum çocuk gözaltına alınırken görülüyor ..evet aynen böyle yazıyor hükümet karşıtı medya...gerçi hangimiz 10 yaşındayken gece yarısı hayat kadınları ve travestileriyle ünlü o işlek caddede eğlenmeye zamaparalık yapmaya gitmedikki? bundan doğal ne var?
işin ilginç tarafı hükümet karşıtı medya 10 yaşındaki çocuğun arkadaşlarıyla gece eğlenme şeklinden hiç bahsetmiyor nedense? kafasına bir gaz fişeği gelip ölse hükümet kar$ıtı medya zil takıp oynayacak neden gözaltına alıyorsunuz geleceğin teröristini?
işin ilginç tarafı hükümet karşıtı medya 10 yaşındaki çocuğun arkadaşlarıyla gece eğlenme şeklinden hiç bahsetmiyor nedense? kafasına bir gaz fişeği gelip ölse hükümet kar$ıtı medya zil takıp oynayacak neden gözaltına alıyorsunuz geleceğin teröristini?
soma
hayatımın 18 yılını geçirdiğim yer bu acının üstüne o büyülü zamanları yazamam belki başka bir zaman...302 canımız gitti malesef ,yeraltında korkunç bir facia umutsuzluk,kömürlerle abdest alıp kendi cenaze namazlarını bile kılmışlar az önce haberlerde gördüm....kimisi son nefeslerinde küçük oğluna not yazıp avucunda sıkıca tutmuş "oğlum hakkını helal et" diye...kendi ölümünü düşünmeyip babasız kalacak küçük oğlundan dolayı suçluluk duyabilmek....kendisi sağ kurtulup arkadaşlarını kurtarmak için defalarca madene giren ve hayatını kaybeden asil ruhlu insanımız...saatler sonra kurtarılıp sedyeye yatırılırken çamurlu çizmelerini çıkarmak isteyen duyarlı insanımız...bu insanlar hırsız değiller,terörist değiller,sahtekar değiller ailelerini geçindirmek için çalışan vergilerini ödeyen vatandaşlarken...bu insanlara "bunlar falanca partiye oy verdiler ölmeleri müstehak diyen, " bunlar şehit değil niyazi " diyen şerefsiz köşe yazarları ve onlaru takip eden şuursuz çapulcu sürüleri ve cemaat müsvettelerini anlamam mümkün değil...sövmem mümkün hatta gerekli...daha madenciler enkaz altında kurtarılmaya çalışılırken adeta "sevinç" içinde bu acı olayı siyasi ranta dönüştürmek için uğraşan cibilliyetsiz şovmenler dikkatlerden kaçmadı yaptığınız fırsatçılık, belki muhalifi olduğunuz hükümet ve başbakan 5 puan kaybetmiştir ama siz yerin dibine girdiniz...hükümeti eleştirirsiniz başbakanı sevmezsiniz istifasınıda istersiniz o zaten siyasetin içinde var...fakat kalkıpta, evlatlarını, babalarını, eşlerini ,kardeşlerini,akrabalarını kaybetmiş insanların acısı tazeyken sarfettiğiniz bu sözler şerefsizlikten başka birşey değil...gezi olaylarındaki gibi twitterda sahte resimler paylaşıp provakasyon peşinde koşanlar zaten kafadan o.çocuğu..ajanmıdır nedir pezevenkler..ulan hangi insan evladı bu olayın üstüne kalkıp sahte fotoğraf düzenler? iftiralarla halkı galeyana getirmeye çalışanlar ...işilerin üstüne beton dökeceklermişmiş...ölülerin sayısı fazlaymışmış...be kahpenin yavrusu böyle birşey yapılabilirmi? ulan böyle birşey saklanabilirmi?...ülkede fısıltıları bile dinleyen en gizli fantazilerden haberdar olan haşhaşi sürüsü var... birde başbakanın izmirden gelip kendini protesto eden marjinal sürüsüne karşı konuşurken "istifa et diyordun" sözünü "israil dölü" diye çevirip anında uluslararası medyaya servis etmeler falan ne oluyo lan? israil yada amerikalı yahudileri yardımamı çağırıyorsunuz? kimin için? çıkarlarınız içinmi? yada efendilerinize bakın o öyle ama oysa biz sizin dostunuzuz mesajımı? yani maden kazası bahane....vatandaşa yumruk yalanıyla amaçladığınız ne? ulan daha seçim sürecinde mustafa sarıgül istanbulda yaşlı adamı yumrukladı ankarada mansur yavaşın korumaları adam dövdü...kılıçdaroğluna yumruk atan vatandaşı cehapeli millletvekilleri hastanelik etti...o zaman niye sinirlerinize hakim olamadınız lan? işinize geldiği zaman halk dostu oluyorsunuz...millet görmüyormu sanıyorsunuz bunları? hükümetinmde hataları var fakat şu muhalefet çapulcular ve haşhaşiler varken tayyip erdoğanın seçim çalışması yapmasına bile gerek yok ...izmirdede esrarkeş ayyaş çapulcular maden kazalarını protesto bahanesiyle kendilerine müdahale eden polise kızıp kedi yaktılar....kafalar bi dünya tabi esrarkeş hapçı alçak çapulcuların tutuşturdukları malzemeler arasında kediyi farketmemişler işte gözlerinin önündeki kediyi farkedemeyeip yakan bu dangalaklar güya ülkedeki kötü gidişatı farkedebiliyorlarmış sanki bunlara nostradamus kaymış
9 Mayıs 2014 Cuma
dolanıklık
http://www.youtube.com/watch?v=UvKiCmFYeBw herşey iğne ucu kadar bir maddenin patlamasıyla başladığına göre herşeyin birbirine dolanık olması olağan...bir nevi iğne ucu kadar ilahi bir harddiskin içinde yaşıyoruz....
8 Mayıs 2014 Perşembe
deney
statüm yok diye ben deney yapamaz mıyım? yaparım, çünkü karar verdim çok merak ettiğim bazı meseleler var ve cevabını almanın tek yolu da denemek öyle mekanik tarzda birşeyler değil, belkide bana ait düşünce izi, şu soru işaretleriyle dolu evrende bir kapı açar bilemem çünkü hiç denemedim...işte tam şu anda gelen karamsarlık duygusu... iki cümle yazdım hemen karamsarlık duygusu geldi...neden "yürü be koçum kim tutar seni " diye teşvik edici bir duygu gelmedi? görünen o ki ilk engeller hep "içeri"den geliyor,küçük bir bloknot bir kalem ve "orjinal" fikirler komik olabilir belki ama komik olunca sonunda gülmek var ve bu da gayet hoş bir eylem olur bence zira başkalarının çevirdiği çarkları izlemekten sıkıldım,kalıpların üstüne pasta yapma zamanı geldi mumları koştur sebastian
20 Nisan 2014 Pazar
9 Nisan 2014 Çarşamba
gülümseyelim
zamandan biraz daha fazla neşe çalalım...bir insan gülmekten yerlerde yuvarlanmaktan daha fazla nasıl mutlu olabilir? bence çoğu insana günlük hayatlarını kameraya alıp film diye izleteceksin ki hayatlarının nasılda sıkıcı göründüğünün farkına varabilsinler...gerçi "kendi kendine ne gülüyosun delimisin" "bugün çok güldük başımıza bir gelecek var" "ne sırıtıyosun pişmiş kelle gibi" "arkaaşlar gülünecek birşey varsa söyleyin hep beraber gülelim" türünden gülme karşıtı çok söz var toplumumuzda...işte bunlar hep dert lobisi...gülmek için illa bir partneremi ihyiyaç var? çok gülünce başımıza ne iş gelecek ulan?...işin rahatsızlık verme boyutu, haince yada küçümserce gülümsemeleri kastetmiyorum tabi....insan modundaki normal gülümsemeden bahsediyorum...poz verirken yapmacık gülümsemeler ,alışveriş yaparken karşılaştığımız ticari gülümsemeler yada mahallenizin muhtar adayının seçim afişindeki o garip gülümseme, bunlarda konu dışıydı...
5 Nisan 2014 Cumartesi
hokus pokus
sınırları belli olmayan bir boşlukta ve zamanda bir an için varolup kaybolmaya ömür derler bizim lisanımızda,hayatlarımızın özeti bu,kainatta belli bir akış hızı var yörüngeler falan filan işte bizde hayatı akışına bırakmalıyız, aslında böyle mevzular bakış açılarına göre insanı daraltır yada rahatlatır artık ne şekilde bakarsanız...sonuçta belli bir düzeneğin içindeyiz...bakalım daha başka nerelere gideceğiz? bilemeyiz...çünkü başlangıçta bize fikrimizi soran olmadı....daha dedesinin dedesinin adını bile bilmeyen insanların ucu bucağı olmayan kainatı ve insan hayatının anlamını kendilerine göre yorumlamaları kendilerinden başka kimseyi bağlamaz...ben Allah'a bütün kalbimle inanıyorum vücutlarımız tükenecek ama ruhlarımız baki kalacak...tıpkı bir dalgıcın denizden çıktıktan sonra dalgıç kıyafetine ihtiyacı olmaması gibi birşey bence....evet bu konular sıkıcı ama sonuçta zürafalarla filler düşünmeyecek herhalde bu mevzuları düşünme yeteneği kimdeyse o düşünecek bunları ...bu arada ay 4.7 milyar yıl yaşındaymış vay anasını....
27 Mart 2014 Perşembe
30 mart seçimleri
kusura bakma amerika hangi kılığa girersen gir senin adamlarına oy moy yok....pensilvanyalı hacı albertonuda al git...istediğin kadar adamlarına ses kaydı yayınlat vız gelir
26 Mart 2014 Çarşamba
twitter ve özgürlük masalları
amerika tek başına dünya kaynaklarının %40 ını tüketen bir ülke ..bu paylaşımda nerde demokrasi nerde özgürlük? özgürlük deyince insanların aklına twitter gibi hep boş işler gelsin istiyorlar...neden dünya kaynaklarını kullanmada amerikalılar kadar özgür olamıyoruz? çünkü çalıyorlar ....."sonra dünya nüfusu artıyor" diyorlar sen adamın topraklarına çöreklen yeraltı yerüstü kaynaklarını sömür başlarınada bir diktatör koy sonra masal anlat...ulan adamın ekmek almaya parası yok sömürmüşsün gidip prezervatifmi alacak? dünyadaki bütün sorunların kaynağı sömürgecilerdir, NASA geçtiğimiz günlerde medeniyetin sonunun artık yaklaştığını açıkladı sebeplerinden biride dünyadaki kaynaklara çok az bir kesimin sahip olması ve kullanması...hiç yıkılmaz sanılan medeniyetlerin sanki hiç olmamışlar gibi nasıl yokolduklarından bahsetti...teknolojik gelişmelerin bu duruma çare olmadığını aksine yıkım sürecini dahada hızlandırdığından bahsetti...NASA acı gerçekleri tokat gibi indirdi suratlarına, sağlam gravity oldu
25 Mart 2014 Salı
kuyu
hayat ne kadarda garip ki yaşanılabilir olması için öyle olması gerekli herhalde,insanların inanışlarına hayret ediyorum, bir insan için hayatının gayesi ve amacı olan bir olgu diğer bir insan için hiçbir anlam ifade etmiyor,kuyu aynı içine sarkıtılan kova aynı çekilen su aynı ama yorumlar farklı ! buyur burdan yak
23 Mart 2014 Pazar
twitter yasağı
yasaklar hoş değil fakat son zamanlarda twitter bi garipleşmişti..."şunla bunun seks kaseti çok yakında paylaşımlarımızda" "yeni ses kayıtları çıktı çok yakında sizlerle " türünden tehdit ve şantaj amaçlı olarak kullanılan işler aldı başını yürüdü birde kendi iradeleriyle yorum yazmayıp tamamen yönlendirme sonucu twitterda bulunan bir kitle peydah oldu, birisi "şunlar bunlar yazılacak" diyor diğerleride aynen uyguluyor bot hesaplarla gündemde üst sıralarda yer alma gayretleride zaten ortadaydı yinede tüm bunlara rağmen yasaklanmasaydı ne olurdu? ses kayıtları dinler seks kasetleri izlerdik...peki kim hangi amaçlarla yapıyor bunları? şimdi Donanma eski komutanı Oramiral Nusret Güner'in bir gazeteye yaptığı açıklamlarına bakalım neler demiş?.."14 yaşındaki kızımın odasına kamera koydular".""Bunları yapanlar gizli organize bir suç örgütü. Hem küresel sermaye hem de yabancı istihbarat bu işin içinde." ...."
Benim gibi şantaja maruz kalan çok arkadaşım oldu. Bir albay intihar etti. Cem Çakmak kahrından kanser oldu." "
Dünyanın 10 büyük donanmasından biriydik. Bizi biçtiler." "
Türk donanması çökertilerek bölgesel güç olmamız engellenmiştir. Benim mühendislerimi casus diye içeriye attılar. Denizlerde dolaşan güçlü Türkiye istenmiyor. Küresel sermaye deniz kuvvetlerimizden şikayetçi. Türk donanmasını çökerttiler. AB, Türk donanmasını hedef olarak gösterdi."....işte herşey ortada hiçbir siyasi partiyle alakası olmayan birinin değerlendirmeleri bunlar...bu yasağın aslında kimlere karşı alındığını anlamak için..yoksa kendi halinde siyasi görüşlerini belirten insanlara karşı alınmış bir yasak yok ortada.
Benim gibi şantaja maruz kalan çok arkadaşım oldu. Bir albay intihar etti. Cem Çakmak kahrından kanser oldu." "
Dünyanın 10 büyük donanmasından biriydik. Bizi biçtiler." "
Türk donanması çökertilerek bölgesel güç olmamız engellenmiştir. Benim mühendislerimi casus diye içeriye attılar. Denizlerde dolaşan güçlü Türkiye istenmiyor. Küresel sermaye deniz kuvvetlerimizden şikayetçi. Türk donanmasını çökerttiler. AB, Türk donanmasını hedef olarak gösterdi."....işte herşey ortada hiçbir siyasi partiyle alakası olmayan birinin değerlendirmeleri bunlar...bu yasağın aslında kimlere karşı alındığını anlamak için..yoksa kendi halinde siyasi görüşlerini belirten insanlara karşı alınmış bir yasak yok ortada.
22 Mart 2014 Cumartesi
başlasada izlesek
en sevdiğim film olan LOTR'a benzettiğimden dolayı izlediğim dizi ve favori karakterim....eski zamanlarda bilinmezlik vardı masallar efsaneler....şimdi öylemi? dünya köy oldu.bu tarzda olan filmleri ve dizileri izlemeyi seviyorum.
16 Mart 2014 Pazar
6 Mart 2014 Perşembe
frekans
radyo dinlerken hiç istemediğimiz bir frekansı dinlemek zorunda kalıyormuyuz? kalmıyoruz anında frekansı değiştirip yeni bir radyo kanalı açıyoruz...bu konu üzerine birçok değişik fikir üretilebilir mesela ön yargılarımız,korkularımız ve takıntılarımız sürekli canlı yayın halindedirler, bilinçaltımızda flash tv'deki gibi halay çekerler,her ne kadar arada parazitler olsada bazen frekansı değiştirmek iyidir.
2 Mart 2014 Pazar
kilit
genelde hayata psikolojik dar çerçevelerden bakarak yaşıyoruz, ondardır manzarasızlığımız böyle oluncada içimizde hepbir sıkıntı oluyor her zaman birşeylerin eksikliğini hissediyoruz birde bu durumdan hep başkalarını sorumlu tutuyoruz oysa hayat o kadar güzelki birçok şeyi kaçırıyoruz göremiyoruz farkedemiyoruz çünkü çerçevemiz dar, farklı birçok yola giden kapılarda kilitli hemde içeriden, elimizde bir meşale tutsak karanlıkta yolumuzu bell bir zamana kadar aydınlatır önümüzü görürüz eğer içimizde bir meşale yakabilirsek o gözle görülmeyen fakat içimizde hissettiğimiz ateşiyle görmediğimiz zamanlarıda aydınlatabiliriz
28 Şubat 2014 Cuma
gezi olayları ve devrimcilik
ülkemizde meydana gelen gezi olayları benzeri olaylara son dönemlerde dünyanın birçok yerinde şahit olduk,birbirlerine çok benziyorlar,piyano çalmalar ,polise börek çörek ikram etmeler yakıp yıkmalar polis şiddetinden yakınmalar kendilerine kahramanlar türetmeler ve her seferinde amerika ve avrupadan gelen gösteri hakkına saygı,göstericilere uygulanan şiddetten kaygılıyız açıklamaları,ve isyan çıkan ülkelerdeki medyanın goygoyu,filmlerin sonlarında çıkan yazılar gibi figüranlar ve yönetmenler ortada,devrim yapıyoruz diye sokaklara dökülenler emperyalist ülkeler sizi niye desteklesin? sizi çok seviyorlar ve demokratik haklarıızı düşünüyorlar değilmi? ne desek ne yazsak farketmeyen farketmez 1980 yıllarında her sokakta birbirini gırtlaklayan insanlarla doluymuş ülke sonradan anlamışlar oyuna geldiklerini ,iş işten geçtikten sonra gelen anlayışın amk. ben
25 Şubat 2014 Salı
alçak hava basıncı
gezi olayları ve yolsuzluk iddialarının önceden kurgulanmış eylem planları oldukları açık olayın aktörlerine bakınca bu açıkça anlaşılıyor israili eleştirmeleri adeta yasak olan büyük bir medya grubu ve dini bir cemaat bu olaylarda aktif rol alıyorlar
24 Şubat 2014 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





































